Birim İhracat Değeri Yüzde 30,5 Artışla 1,47 Dolara Yükseldi

İhracat birim fiyatında ciddi bir yükseliş olduğunu vurgulayan TİM Başkanı İsmail Gülle, “Birim ihracat değerimiz geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 30,5 artışla 1,47 dolara yükseldi.” şeklinde konuştu.

“Mayıs 2022 Dış Ticaret Rakamları Basın Açıklaması” toplantısında mayıs ayı dış ticaret verilerini kamuoyuna açıklayan TİM Başkanı İsmail Gülle, Türk Lirası ile ihracatta yükselişin devam ettiğini belirterek, Türk lirası ile açılan beyannamelere göre, 163 ülkeye toplam 7,4 milyar TL tutarında Türk Lirası ile ihracat gerçekleştirildiğini ve mayıs ayında Türk Lirası ile ihracatın yüzde 57 arttığı bilgilerini verdi.

1.485 firma “ihracata merhaba” dedi
Firmaların ihracata duyduğu yoğun ilginin, mayıs ayında da rakamlara yansıdığını ifade eden TİM Başkanı İsmail Gülle, “1.485 firmamız, bu ay ilk kez ihracat yaparak ihracat ailemize katıldı. Yeni firmalarımız, mayıs ayında 68 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Bu ay ihracat yapan firma sayımız ise 43.289 oldu” dedi.

“250 milyar dolara giden yolda 17 milyar dolar artıdayız”
Yıl sonu hedefleri olan 250 milyar dolara ulaşmak için, ilk 5 ayda ihracatlarını 10 milyar $ arttırmalarının gerektiğini ifade eden TİM Başkanı İsmail Gülle, “Son rakamların neticesinde, 250 milyar dolara giden yolda 17 milyar dolar artıdayız. Mevcut ivmenin yükselişle devam ediyor olması, son derece önemli” şeklinde konuştu.

“Türkiye benimsediği üretim ve ihracat esaslı ekonomik modelin meyvelerini toplamaya devam ediyor”
Geçtiğimiz salı günü gelen son rakamların neticesinde Türkiye ekonomisinin 2022'nin ilk çeyreğinde 7,3 büyüdüğünü ve net ihracatın büyümeye katkısının 3,5 puan olduğunu hatırlatan TİM Başkanı İsmail Gülle, “Büyüme rakamının yarıya yakın bölümü, yine ihracatla geldi. Yılın ilk çeyreğinde Hizmet sektörünün yüzde 14,6, Sanayi sektörünün ise yüzde 7,4 büyümesi mal ve hizmet ihracatındaki artışın ülke ekonomisine katkısını gösterir nitelikte. Bir diğer sevindirici gelişme ise ilk çeyrekte makine ve teçhizat yatırımlarında gerçekleşti. Makine ve teçhizat yatırımlarında yılın ilk çeyreğinde yaşanan yüzde 10,5'lik artış, ülkemizde üretime ve ihracata dönüşecek yatırımların devam ettiğini ve ihracat kapasitesinin arttığını gösteriyor” dedi.
İhracat ailesi olarak, kapasite artışını gerçekleştirdiklerini ve Ar-Ge, tasarım, inovasyon ve markalaşma yatırımları ile katma değerli ihracatı artırmaya yönelik girişimlerini sürdürdüklerinin altını çizen TİM Başkanı İsmail Gülle, “Türkiye benimsediği üretim ve ihracat esaslı ekonomik modelin meyvelerini toplamaya devam ediyor. Bu sayede pandemi sonrası dönemde üst üste yedinci çeyrekte G-20 ülkeleri arasında ekonomisi en hızlı toparlanan ülkeler arasında yer almayı başardık” şeklinde konuştu.

Küresel piyasalarda dalgalı bir dönem yaşandığını, pandemi dönemindeki üretim ve tedarik kesintilerinin artçı şoklarının, lojistik, emtia ve enerji piyasalarında yaşanmaya devam ettiğini dile getiren TİM Başkanı İsmail Gülle konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı bir yandan enflasyonu yukarı yönlü baskılarken, diğer yandan da küresel ekonomik büyümeyi yavaşlatan etkiler oluşturuyor. Savaşın başlamasıyla, özellikle gelişmiş ülkelerde enflasyonun geçici olduğuna dair kanaatler zayıfladı. FED ve İngiltere Merkez Bankası parasal sıkılaşma politikalarını başlattı.

Benzer bir adımın yakında Avrupa Merkez Bankası tarafından atılması da kuvvetle muhtemel. Parasal sıkılaşma politikalarının benimsenmesi, Türkiye'nin ana ihraç pazarları arasında yer alan bu ülkelerde resesyon endişelerini arttırmış durumda. İhracatımızın artışındaki en önemli etmenin dış talepteki artış olduğunu dikkate alırsak, ihracatımızın yüzde 54'ünü kapsayan, ABD, AB ve İngiltere'deki talep düşüşü ihracatımızın önünde bir risk unsuru olarak durmaktadır.

Diğer yandan AB'deki parasal sıkılaşma Euro'nun dolar karşısında değer kaybetmesini engelleyecek, dolayısıyla, ihracatımızda parite etkisi kaynaklı negatif pozisyon zayıflayacaktır. En nihayetinde süreç birlikte ilerleyecek, her kriz beraberinde fırsatları da getirecektir. Son derece çalkantılı geçen iki yılın ardından küresel ticarette artık “tam zamanında” teslimden “her halükârda” teslime ucuz ve uzaktan tedarik yerine yakından ve güvenilir tedarike geçildi. Dolayısıyla Türkiye coğrafi konumunun verdiği doğal avantajı, güvenilir tedarikçi kimliğiyle buluşturarak ihracatta bugün bu başarılara ulaştı. Bu nedenle ihracat ailesi olarak önümüzdeki dönemin yeni fırsatlarına odaklanarak yolumuza devam edeceğiz. Güvenilir tedarikçi kimliğimizi güçlendirerek önümüzdeki süreçte, ihracatta yakaladığımız başarıları sürdürülebilir hale getireceğiz. İhracat rakamlarında yakaladığımız bu başarıların, küresel ölçekte ciddi belirsizliklerin olduğu bir dönemde kaydedildiğini özellikle vurgulamak istiyor, bu başarıda emeği geçen tüm ihracatçılarımızı kutluyorum.”